Türkiye'de motorin fiyatları, 17 Eylül'de gerçekleşen zamla birlikte birçok şehirde ilk kez üç haneli rakamlara ulaştı. İstanbul'un Avrupa yakasında 100,33 liraya yükselen motorin fiyatı, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde 101 liranın üzerine çıktı. Bu durum, 50 litrelik standart bir deponun dolum maliyetini 5 bin liraya taşıyarak, 2026 net asgari ücretinin yaklaşık yüzde 18'ine denk gelen bir harcama kalemine dönüştü.
Tarım ve Lojistikte Maliyet Baskısı
Motorin fiyatlarındaki bu yükseliş, özellikle tarımsal üretim ve karayolu taşımacılığını doğrudan etkiliyor. Traktörlerden biçerdöverlere, sulama pompalarından nakliye araçlarına kadar geniş bir yelpazede kullanılan motorin, çiftçinin girdi maliyetlerini ciddi oranda artırıyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Murat Kapıkıran, motorin fiyatlarının tarımdaki yapısal sorunların bir parçası olduğunu belirterek, çiftçilerin finansmana erişim zorlukları ve yüksek girdi maliyetleri nedeniyle üretimden çekilme riskiyle karşı karşıya kaldığını vurguluyor.
Raf Fiyatlarına Yansıma Beklentisi
Akaryakıt zamlarının market raflarına yansıması konusunda ise sektör temsilcileri daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. İstanbul Perakendeciler Derneği (İstanbul PERDER) Başkanı Rahmi Kartal, akaryakıtın market maliyetleri içindeki payının tek başına raf fiyatlarını yüzde 10-20 oranında artıracak bir unsur olmadığını savunuyor. Kartal, rekabet koşulları ve bu yıl bazı ürünlerde yaşanan arz bolluğu nedeniyle, akaryakıt zammının market fiyatlarına eş zamanlı ve yüksek oranlı bir artış olarak yansımayacağını ifade ediyor.
Hükümetin Yaklaşımı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, motorinin taşımacılık ve tarım için kritik bir girdi olduğunu belirterek, eşel mobil uygulamasının yıl sonuna kadar kısmen devam edeceğini açıkladı. Şimşek, Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarının Avrupa'daki seviyelerin altında kaldığını ve devletin vergiden feragat ederek süreci yönetmeye çalıştığını belirtti. Ancak uzmanlar, yüksek fiyatların kalıcı olması durumunda, lojistik maliyetlerinin nihai tüketiciye yansımasının kaçınılmaz olabileceği konusunda uyarıyor.