Avrupa Birliği (AB) içerisinde Rusya'ya yönelik uygulanan yaptırımların geleceği konusunda ciddi bir görüş ayrılığı yaşanıyor. Litvanya Maliye Bakanı Taurimas Valys, Özbek-Rus milyarder Alişer Usmanov'un yaptırım listesinden çıkarılması yönündeki taleplere sert tepki gösterdi. Valys, bu tür bir adımın Rusya tarafından Avrupa'nın zayıflığı olarak yorumlanacağını ve birliğin kararlılığına zarar vereceğini belirtti.
Fransa'nın, Azerbaycan'da tutuklu bulunan iki Fransız vatandaşının serbest bırakılması karşılığında Usmanov'un kara listeden çıkarılmasını talep etmesi, AB içinde diplomatik bir krize yol açtı. Yaptırımların 27 üye ülkenin oybirliği şartı bulunması, Fransa'nın bu tutumunu yaptırım paketinin yenilenmesi önünde bir engel haline getiriyor. Litvanya ise savaş devam ederken Rusya üzerindeki baskının hafifletilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguluyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve diğer yetkililer de söz konusu girişimi sert bir dille eleştirerek, oligarklara yönelik kısıtlamaların kaldırılmasının Rusya'ya karşı verilmiş büyük bir taviz olacağını ifade etti. Usmanov, savaşın başlarında Vladimir Putin ile olan yakın ilişkileri ve Rus ekonomisindeki stratejik konumu nedeniyle yaptırım listesine alınmıştı.
Brüksel'de devam eden görüşmelerde, İrlanda tarafından sunulan bir uzlaşma formülü masada tutuluyor. Bu teklife göre, Usmanov ve Mihail Fridman gibi isimlerin listeden çıkarılması karşılığında, yaptırım rejiminin süresi benzeri görülmemiş bir şekilde 36 aya kadar uzatılacak. Mevcut yaptırımların süresinin dolmasına çok az bir zaman kalması, AB diplomatları üzerindeki baskıyı artırıyor. Geçtiğimiz hafta uzlaşma sağlanamaması nedeniyle yaptırımlar sadece yedi günlüğüne uzatılmıştı. Salı gününe kadar yeni bir anlaşmaya varılamaması durumunda, mevcut yaptırım rejiminin sona erme riski bulunuyor.
Litvanya, Rusya'ya karşı daha sert yaptırımlar uygulanması gerektiğini savunurken, Avrupa'nın Ukrayna'ya olan desteğinin bölünmüş görünmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Valys, "Rusya, bizim birlik içinde olduğumuzu anlamalı" diyerek, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne yönelik her türlü girişimin karşısında durulması gerektiğini yineledi.