Rusya'da 18-20 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen seçimler, Kremlin'in kontrolündeki siyasi sistemin beklentileri doğrultusunda sonuçlandı. Devlet Başkanı Vladimir Putin'in desteklediği Birleşik Rusya Partisi, parlamentonun alt kanadı Duma'daki anayasal çoğunluğunu korumayı başardı. Uzun süredir devam eden Ukrayna savaşına, ekonomik zorluklara ve askeri kayıplara rağmen iktidar partisi, önceki seçimlere kıyasla daha güçlü bir konum elde etti.
Muhalefet üzerindeki baskı sürüyor
Seçimlere katılmasına izin verilen tek savaş karşıtı siyasi oluşum olan Yabloko Partisi, aday listesinin onaylanmasından kısa bir süre sonra Yüksek Mahkeme kararıyla yarış dışı bırakıldı. Yabloko Genel Başkanı Nikolai Rybakov, seçimlerde yarışan tüm partilerin Putin'in politikalarını desteklediğini belirterek, "Duma'nın değişeceğini sanmıyorum" ifadesini kullandı. Parti, adaylarının hapsedilmesi ve gözlemcilerinin engellenmesi gibi ciddi baskılarla karşı karşıya kaldıklarını iddia etti.
Savaşın gölgesinde sandık
Seçimlerin son gününe girilirken Ukrayna tarafından Moskova bölgesine düzenlenen geniş çaplı insansız hava aracı saldırıları, başkentteki bir petrol rafinerisini hedef aldı ve üç kişinin ölümüne yol açtı. Ancak bölgedeki seçmenler arasında büyük bir şaşkınlık gözlemlenmedi; halkın durumu sessiz bir kabullenişle karşıladığı görüldü.
Analistler, Kremlin'in elde ettiği bu seçim sonucunu, Ukrayna'daki askeri operasyonları sürdürmek için halktan alınmış bir yetki olarak yorumlayacağını belirtiyor. Putin, yeni bir seferberlik dalgası olasılığını reddetse de, toplumdaki endişeler varlığını koruyor. Seçim sonuçlarının, Rusya'nın önümüzdeki dönemde izleyeceği savaş stratejileri ve devlet politikaları için meşruiyet zemini oluşturacağı değerlendiriliyor.