Türk iş dünyasının Avrupa'ya yönelik seyahatlerinde yaşadığı vize sorunları ve Gümrük Birliği'nden kaynaklanan ticari engeller, yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, vize süreçlerinin artık iş dünyasının önündeki en büyük bariyer haline geldiğini belirterek, AB büyükelçilerinden somut adımlar atılmasını talep etti.
Diplomatik Sitem Yerine Hukuki Süreç
ASO Başkanı'nın çağrısının ardından Dr. Yavuz Selim Sarıibrahimoğlu ve avukat Furkan Divrik, Türk iş dünyasına yönelik kritik bir hukuki değerlendirme hazırladı. İki hukukçu, diplomatik sitemlerin geçici olduğunu, kalıcı çözümün ise mahkeme kararlarından geçtiğini savundu. Hazırlanan raporda, Türk şirketlerinin somut mağduriyetlerini belgeleyerek Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) nezdinde hak aramaları gerektiği vurgulandı.
Geçmişin İhmalleri ve Hukuki Haklar
Hukukçular, Türkiye'nin 2001 yılında vize muafiyeti listesine alınma sürecinde hukuki haklarını etkili kullanmadığını hatırlattı. Hırvatistan örneğini veren uzmanlar, Türkiye'nin elinde Ankara Anlaşması ve Katma Protokol gibi güçlü hukuki dayanaklar bulunduğunu belirtti. Özellikle Katma Protokol'ün 41/1. maddesindeki "yeni kısıtlama getirilemez" kuralının, vize uygulamalarına karşı önemli bir koz olduğu ifade edildi.
Zarar Tespiti ve Bilimsel Yaklaşım
Gümrük Birliği'nin güncellenmesi talebinin tek başına yeterli olmadığını savunan Sarıibrahimoğlu, geçmiş zararların tazmini için bilimsel yöntemlerin kullanılması gerektiğini belirtti. YEDAŞ davasını örnek gösteren hukukçular, şirketlerin bilanço, navlun ve pazar payı verilerini ortaya koyarak, AB kurumlarına karşı tazminat davası açabileceklerini kaydetti. Hindistan'dan temin edilen ürünlerdeki maliyet farkları gibi somut örnekler üzerinden, Gümrük Birliği'nin yarattığı asimetrik etkilerin yargı yoluyla sorgulanması gerektiği ifade edildi.
Bu hukuki değerlendirme yazısı, sadece ASO'ya değil; TBMM, Dışişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve TOBB gibi ilgili tüm kurumlara iletildi. Uzmanlar, Türk iş dünyasının artık diplomatik söylemlerden ziyade, elindeki hukuki hakları işletme zamanının geldiği konusunda hemfikir.