Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde önemli bir yer tutan MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde gerçekleşen şüpheli ölümü, aradan geçen yılların ardından yeniden gündeme geldi. Devletin koruması altındayken hayatını kaybeden Kozinoğlu'nun ölümü, uzun süre aydınlatılamayan olaylar arasında yer alıyordu. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan yeni süreçte, dönemin cezaevi yetkilileri ve savcıları hakkında gözaltı ve sorgulama işlemleri gerçekleştirildi.
Soruşturma kapsamında öne çıkan en kritik belgelerden biri, 2017 yılında tutuklanan eski MİT mensubu Enver Altaylı'nın FETÖ elebaşına yazdığı mektuplar oldu. Altaylı'nın mektuplarında, Kozinoğlu'nu hedef göstererek etkisiz hale getirilmesi gerektiğini açıkça ifade ettiği ortaya çıktı. Altaylı, mektubunda Kozinoğlu'nun Orta Asya'daki faaliyetlerini ve cemaat okullarının kapatılmasındaki rolünü gerekçe göstererek, dönemin başbakanı ve müsteşarı nezdinde girişimde bulunulmasını talep ediyordu.
Uzmanlar, bu mektupların Kozinoğlu'nun ölümündeki şüpheleri derinleştirdiğini belirtiyor. Ayrıca, o dönemde yayınlanan bazı televizyon dizilerinin de Kozinoğlu'nu hedef alan kurgusal karakterler üzerinden kamuoyu algısını yönlendirme amacı taşıdığı iddialar arasında yer alıyor. Yıllar sonra yeniden açılan dosya, Türkiye'nin geçmişteki faili meçhul olaylar ve siyasi operasyonlarla hesaplaşma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yargı süreci, dönemin karanlıkta kalan ilişkilerini ve Kozinoğlu'nun ölümüne giden süreci aydınlatmayı hedefliyor.