Yeni bir analiz, dünya genelinde 1,5 milyardan fazla insanın bu yaz tehlikeli düzeyde sıcaklara maruz kaldığını gözler önüne serdi. Climate Central tarafından hazırlanan rapora göre, Avrupa kıtası bu dönemde gezegenin en sıcak noktası haline geldi. Avrupa'da yaşayan nüfusun yaklaşık yüzde 90'ı, Haziran ve Ağustos ayları arasında en az bir ay boyunca sağlık risklerini artıran yüksek sıcaklıklarla mücadele etmek zorunda kaldı.
Sıcaklık rekorları ve iklim krizi
Araştırmacılar, 1991-2020 yılları arasındaki yerel sıcaklık ortalamalarının yüzde 90'ından daha yüksek seyreden günleri "riskli sıcak" olarak tanımlıyor. Bu kriterlere göre, aşırı sıcakların en yoğun hissedildiği ilk 10 ülke arasında yedi Avrupa ülkesi bulunuyor. Fransa, tarihsel ortalamanın 3,5 derece üzerinde gerçekleşen sıcaklık anomalileriyle bu listenin başında yer alıyor. Uzmanlar, bu durumun insan kaynaklı ısınmanın toplumları fiziksel güvenlik sınırlarının ötesine ittiğinin bir göstergesi olduğunu belirtiyor.
Temiz enerji bir çözüm mü?
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCC) yürütme sekreteri Simon Steill, fosil yakıtlara olan bağımlılığın iklim krizini derinleştirdiğini ve maliyetleri artırdığını ifade ediyor. Steill, çözümün fosil yakıtlardan daha ucuz ve güvenli olan temiz enerji kaynaklarına hızlı bir geçişten geçtiğini savunuyor. 2025 yılında yenilenebilir kaynaklar küresel elektriğin yaklaşık yüzde 34'ünü karşılasa da, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) bu oranın 2030 yılına kadar yüzde 60-70 bandına çıkarılması gerektiğini öngörüyor.
Avrupa Birliği'nde rüzgâr ve güneş enerjisi, ilk kez fosil yakıtlardan daha fazla elektrik üreterek önemli bir başarıya imza attı. Ancak temiz enerjiye yapılan yıllık 1,9 trilyon avroluk yatırımlara rağmen, yeşil enerji talebi karşılamakta zorlanıyor. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin enerji tüketiminin 2030 yılına kadar iki katına çıkması bekleniyor. Ayrıca Avrupa'nın eskiyen elektrik şebekeleri, yenilenebilir enerjideki artışı yönetmekte yetersiz kalıyor. Uzmanlar, bataryalı enerji depolama sistemlerine yapılan yatırımların artırılmasının, bu darboğazın aşılması için kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.