Husilerin Babülmendep Boğazı üzerindeki kontrolü, İsrail'in deniz ticaret rotalarında ciddi bir stratejik krize yol açtı. İsrail Limanları Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Halavia, Kızıldeniz'deki güvenlik durumunun ülkenin ekonomik dayanıklılığını ve vatandaşların gelir düzeyini doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. İsrail'in dış ticaretinin neredeyse nın deniz yoluyla yapılması, bu bölgedeki aksaklıkların ham madde tedariki ve yaşam maliyeti üzerinde yıkıcı etkiler yaratmasına neden oluyor.
Özellikle Kızıldeniz kıyısındaki Eilat Limanı, 2023 yılının sonlarından itibaren tarihinin en ağır dönemlerinden birini yaşıyor. Yıllık yaklaşık 240 milyon şekel gelir elde eden limanın kazancı, bölgedeki saldırıların artmasıyla birlikte neredeyse sıfıra indi. Halavia, mevcut durumun liman operasyonlarının sürdürülebilirliğini imkansız hale getirdiğini belirterek, "Geceleri uyuyamıyoruz, endişeliyiz" ifadesini kullandı.
Bu stratejik tıkanıklık, İsrail yönetimini alternatif ticaret koridorları ve kara köprüleri geliştirmeye zorluyor. Halavia, Eilat Limanı'nın sadece mevcut imkanlarını korumakla kalmayıp, uzun vadede ülkenin ulaşım ve demir yolu ağına entegre edilmesi gerektiğini savunuyor. Husilerin bölgedeki askeri varlığını genişletmesi ve Babülmendep Boğazı çevresindeki stratejik noktaları ele geçirmesi, İsrail'in deniz güvenliği konusundaki endişelerini daha da derinleştiriyor. Uzmanlar, Kızıldeniz'deki bu güvenlik açığının İsrail ekonomisi üzerindeki baskısının, alternatif rotalar tam kapasiteyle devreye girene kadar devam edeceği görüşünde birleşiyor.