Türkiye'de tarladan markete uzanan fiyat zincirinde yaşanan dalgalanmalar ve marketler arasındaki fiyat farklılıkları, tüketicilerin gündemindeki yerini koruyor. Uzmanlar, serbest piyasa ekonomisinde sabit bir satış fiyatı belirlenemeyeceğini, ancak bu durumun denetimsizlik anlamına gelmediğini belirtiyor.
Fiyatlar nasıl belirleniyor?
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal, üretici veya ithalatçıların belirlediği tavsiye edilen satış fiyatlarının satıcılar için bağlayıcı olmadığını ifade ediyor. Marketler; kira, personel giderleri ve rekabet koşullarını göz önünde bulundurarak kendi fiyat politikalarını oluşturabiliyor. Büyük zincir marketlerin toplu alım gücü sayesinde birim maliyetleri düşürebilmesi, küçük ölçekli işletmelerle aralarında fiyat farkı oluşmasına neden olan temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Tüketicinin korunması ve yasal haklar
Serbest piyasa koşullarında dahi iki kritik sınırın aşılmaması gerekiyor. Bunlardan ilki, haksız kazanç amacıyla uygulanan fahiş fiyatlardır. İkincisi ise etiket ve kasa fiyatı arasındaki uyumsuzluktur. Mevzuata göre, raf fiyatı ile kasa fiyatı arasında bir fark olması durumunda, tüketicinin lehine olan raf fiyatı geçerli kabul ediliyor. Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, tüketicilerin karşılaştırma sitelerini ve Ticaret Bakanlığı'nın sunduğu dijital platformları kullanarak bilinçli alışveriş yapmalarını öneriyor.
Tüketiciler, yanıltıcı etiket veya fahiş fiyat gibi durumlarla karşılaştıklarında ALO 175 Tüketici Hattı, CİMER veya Haksız Fiyat Artışı (HFA) mobil uygulaması üzerinden şikâyetlerini iletebiliyor. Ayrıca, yaşanan maddi kayıplar için Tüketici Hakem Heyetlerine başvurma hakkı bulunuyor. Ayıplı veya hileli ürünlerin sağlığa zarar vermesi gibi durumlarda ise tüketicilerin tazminat davası açma hakları da saklı tutuluyor.