Çanakkale'nin Gökçeada ilçesinde, antik dönemden günümüze ulaşan nadir kalıntılardan biri olan ikiz lahit mezarlar, bölgenin tarihsel zenginliğini gözler önüne seriyor. İmroz Antik Kenti sınırları içerisinde, Ege Denizi'ne bakan yamaçlarda yer alan bu mezarlar, milattan önce 4. ve 3. yüzyıllara tarihleniyor.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden Prof. Dr. Reyhan Körpe, söz konusu yapıların bir nekropol alanı içerisinde yer aldığını ve doğal kayaya oyulmuş olmaları nedeniyle oldukça ilgi çekici bir mimariye sahip olduklarını ifade etti. Körpe, bu tür taş mezarların bölgedeki antik yerleşimlerin bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Tarihi doku Bizans döneminde zarar gördü
Arkeolojik incelemelere göre, mezarların orijinal taş kapaklarının Bizans döneminde inşaat malzemesi olarak kullanılmak üzere yerinden sökülüp götürüldüğü tahmin ediliyor. Lahitlerin tekneleri ise tahrip edilmeden günümüze kadar ulaşmayı başardı. Prof. Dr. Körpe, bu durumun mezarların antik dönemden bu yana maruz kaldığı müdahaleleri kanıtladığını belirtti.
Gökçeada'nın antik çağdaki ismi olan İmroz, Neolitik dönemden Bizans'a kadar uzanan köklü bir yerleşim geçmişine sahip. Günümüzde Kaleköy olarak bilinen bölgenin, antik dönemde önemli bir merkez olduğu arkeolojik kazılarla destekleniyor. İkiz lahitler, adanın antik dönemdeki sosyal ve kültürel yapısına dair önemli ipuçları sunmaya devam ediyor. Günümüzde Gökçeada'nın sembollerinden biri haline gelen bu antik mezarlar, bölgeyi ziyaret eden tarih meraklılarının da ilgisini çekiyor.