Ankara'da 7-9 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen NATO Zirvesi, hem küresel güvenlik politikaları hem de liderlerin dikkat çeken davranışlarıyla hafızalara kazındı. Zirve sonunda alınan kararlar arasında Çin'in tehdit kapsamından çıkarılması, 50 milyar doları aşan savunma anlaşmaları ve Ukrayna'ya 70 milyar euro değerinde askeri yardım sağlanması öne çıktı.
Zirveye damga vuran isimlerden biri olan ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamalarla gündemi belirledi. Trump'ın Grönland'ı satın alma isteğini yinelemesi ve İran ile ilgili söylemleri dikkat çekerken, basın toplantılarındaki gafları da sosyal medyada geniş yer buldu. Özellikle Ukrayna Lideri Volodimir Zelenskiy ile olan diyaloğu ve Japonya ile İran'ı karıştırdığı ifadeleri, zirveyi takip eden medya mensupları arasında en çok konuşulan konular arasındaydı.
Diplomatik gerilimlerin de yaşandığı zirvede, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile Trump arasındaki geçmişe dayalı atışmalar hissedildi. Bir gazetecinin ilişkileri hakkındaki sorusuna Meloni, su içerek yanıt vermeyi tercih etti. Öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un gözündeki subkonjonktival kanama nedeniyle taktığı gözlükler ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama'nın takım elbisesiyle giydiği spor ayakkabılar, zirvenin görsel detayları olarak kayıtlara geçti.
Zirvenin dikkat çeken bir diğer unsuru ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderlere hediye ettiği özel üretim tabancalar oldu. İngiltere Başbakanı Keir Starmer'a verilen tabancanın üzerinde isminin yazılı olması ve mermi içermesi basına yansıdı. Ayrıca Belçika Savunma Bakanı Theo Francken'in Atatürk portresi önünde verdiği poz, sosyal medyada tartışmalara yol açtı; Francken gelen eleştiriler üzerine özür dileyerek paylaşımını düzeltti.
Zirve, güvenlik önlemleri ve alınan kararların yanı sıra liderlerin kişisel etkileşimleri ve sosyal medya paylaşımlarıyla da alışılagelmiş zirve atmosferinin dışına çıktı. Japonya Savunma Bakanı Shinjirō Koizumi'nin zirve detaylarını X hesabından paylaşması ve Macaristan Başbakanı Peter Magyar'ın tarihi mekan ziyaretleri, zirvenin diplomatik programın ötesindeki yansımaları olarak değerlendirildi.