İstanbul Bakırköy'de bir güzellik merkezinde ortaya çıkan gizli kamera skandalı, soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte çok daha geniş bir boyuta ulaştı. Müşterilerin özel görüntülerinin sosyal medya platformları üzerinden satışa çıkarılmasıyla başlayan süreçte, şüphelilerin elinde 80 binden fazla yasa dışı kayıt bulunduğu tespit edildi.
Görüntüler 20 farklı kategoride satılıyor
Soruşturma dosyasına giren mesajlaşmalar, zanlıların bu görüntüleri Telegram ve X gibi platformlar üzerinden para karşılığında pazarladığını gözler önüne serdi. Yapılan incelemelerde, görüntülerin 'Otobüs, AVM, etek altı ve IP CAM' gibi ifadelerle 20 ayrı kategoride sınıflandırıldığı belirlendi. Şüpheliler arasındaki yazışmalarda, içeriklerin sadece güzellik merkeziyle sınırlı olmadığına dair ifadeler dikkat çekti.
Uzmanlardan güvenlik uyarısı
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan siber güvenlik uzmanları, günümüzde kullanılan gizli kamera teknolojilerinin boyutuna ve tehlikesine dikkat çekti. Fiziksel olarak elektriğe ihtiyaç duymayan, bataryalı ve göz merceği kadar küçük cihazların kullanımının yaygınlaştığı belirtildi. Adli Bilişim Uzmanı Mustafa Sansar, güvenlik kameralarının zayıf şifreleme yöntemleri nedeniyle kolayca hacklenebileceğini vurguladı. Sansar, 'Güvenli olmayan her sisteme sızabilirler' diyerek, varsayılan şifrelerin değiştirilmemesinin büyük bir güvenlik açığı oluşturduğunu ifade etti.
Soruşturmada son durum
Ağustos ayında patlak veren skandalın ardından başlatılan hukuki süreçte, ilk aşamada güzellik merkezi sahibi ve gizli kameraları yerleştirdiği öne sürülen teknisyen tutuklanmıştı. Ardından görüntüleri pazarladığı iddia edilen iki şüpheli daha yakalandı. Zanlıların ifadelerinde, evlerde kullanılan telsiz kameralara dahi sızabildiklerini itiraf etmeleri, kişisel mahremiyetin korunması konusundaki endişeleri artırdı. Yetkililer, vatandaşları güvenlik kamerası sistemlerinde güçlü şifreler kullanmaları ve cihaz güncellemelerini ihmal etmemeleri konusunda uyarıyor.