ABD'nin İran'a yönelik uyguladığı deniz ablukasının ardından bölgede gerilim tırmanıyor. Yureyja Deyli gazetesinde yer alan bilgilere göre, İran Devrim Muhafızları'nın Basra Körfezi'nde görev yapan ABD savaş gemilerine karşı gemisavar balistik füzeler kullandığı iddia edildi. Bu gelişme, deniz harp tarihinde daha önce benzeri görülmemiş bir stratejik hamle olarak değerlendiriliyor.
Balistik füzeler savunma sistemlerini aşıyor mu?
Geleneksel olarak gemilere yönelik saldırılarda yatay yörüngede ilerleyen seyir füzeleri tercih edilirken, dikey yörüngeli balistik füzelerin kullanımı yeni bir risk faktörü oluşturuyor. Uzman Mihail Uşirof, ABD uçak gemilerinin devasa boyutları nedeniyle bu tür füzeler için oldukça büyük ve belirgin bir hedef teşkil ettiğini vurguluyor. Mevcut savunma sistemlerinin yatay gelen tehditlere karşı tasarlandığı, ancak yukarıdan gelen dikey saldırılar karşısında etkisiz kalabileceği ifade ediliyor.
Arap Denizi üzerinde İran füzelerinin rotası boyunca ABD'ye ait yeterli hava savunma sistemi veya askeri üs bulunmadığı öne sürülüyor. Bu durum, füzelerin hedeflerine ulaşma ihtimalini artırıyor. Olası bir isabet durumunda uçak gemilerinin ciddi hasar alarak operasyonel kabiliyetlerini kaybedeceği ve bölgeden çekilmek zorunda kalacağı tahmin ediliyor.
Stratejik hedef ablukayı kırmak
İran'ın bu askeri hamleyle temel amacının, ABD'nin bölgede uyguladığı deniz ablukasını sona erdirmek olduğu belirtiliyor. ABD'nin son dönemde İran üzerindeki baskıyı artırması ve buna karşılık İran'ın askeri kapasitesini sahaya sürmesi, Basra Körfezi'ndeki güvenlik dengelerini yeniden şekillendiriyor. Taraflar arasındaki bu gerilimli süreç, bölgedeki deniz trafiği ve askeri varlıklar üzerinde doğrudan bir tehdit oluşturmaya devam ediyor.