Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre, Türkiye'de üretken yapay zeka kullanımı yaş gruplarına göre büyük farklılıklar gösteriyor. 16-74 yaş aralığındaki genel nüfusun yüzde 17,2'si bu teknolojileri kullanırken, 16-24 yaş grubundaki gençlerde bu oran yüzde 38,5'e ulaşarak genel ortalamanın 2,2 katına çıkıyor. Buna karşın 55-74 yaş grubunda kullanım oranı yüzde 1,8 seviyesinde kalarak kuşaklar arası dijital uçurumu gözler önüne seriyor.
OECD genelinde ise öğrenciler, yapay zekayı en yoğun kullanan kesim olarak öne çıkıyor. Öğrencilerin yüzde 75'i bu araçlardan faydalandığını bildirirken, istihdam edilenlerde bu oran yüzde 41,1 seviyesinde seyrediyor. İşletmeler tarafında da hızlı bir dönüşüm yaşanıyor; OECD ülkelerinde yapay zeka kullanan işletmelerin oranı son iki yılda iki kattan fazla artarak yüzde 20,2'ye yükseldi. Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü yüzde 57,3 ile bu alanda liderliğini koruyor.
Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) Başkan Yardımcısı Gökhan Varan, gençlerin teknolojiye olan yatkınlığının Türkiye için büyük bir potansiyel taşıdığını belirtti. Varan, asıl hedefin gençleri sadece yapay zeka kullanıcısı olmaktan çıkarıp, teknolojiyi sorgulayan ve üreten bir insan kaynağına dönüştürmek olması gerektiğini ifade etti. Gelecekte rekabetin yapay zekayı etkin kullanabilenler ile kullanamayanlar arasında yaşanacağını vurgulayan Varan, eğitim müfredatının etik, veri güvenliği ve eleştirel düşünme becerilerini içerecek şekilde güncellenmesi gerektiğini savundu.
Üniversitelerin uygulamalı yapay zeka yetkinliklerini tüm disiplinlere yayması gerektiğini belirten Varan, Türkiye'nin 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı'ndaki stratejik yaklaşımların, genç nüfusun yerli ürün ve girişimlere dönüştürülmesi açısından kritik bir fırsat sunduğunu sözlerine ekledi.