Macaristan hükümeti, diplomatik misyonlarda görevli 10 Rus diplomatın, Viyana Sözleşmesi'ne aykırı ve kabul edilemez faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle sınır dışı edilmesine karar verdi. Hükümet yetkilileri, söz konusu kişilerin faaliyetlerinin detaylarına ilişkin resmi bir açıklama yapmazken, bu adımın Rusya ile diplomatik ilişkilerin tamamen kesilmesi anlamına gelmediğini vurguladı.
Macaristan Dışişleri Bakanı Anita Orban, Rusya'nın Budapeşte Büyükelçisi'ne iletilen kararın, karşılıklı saygı ve kurallara uyum temelinde sürdürülen diyaloğun bir parçası olduğunu ifade etti. Ancak bu karar, Macaristan'ın Rus istihbarat faaliyetlerine karşı uzun süredir devam eden eleştirilerin ve artan güvenlik endişelerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Budapeşte'nin bu hamlesini sert bir dille eleştirdi. Zaharova, sınır dışı kararına karşı verilecek yanıtın oldukça sert ve can yakıcı olacağını belirterek, durumu Macaristan'daki Rusya karşıtı lobinin bir girişimi olarak nitelendirdi.
Uzmanlar, bu sınır dışı kararının Macaristan'ın dış politikasındaki belirgin bir değişimi yansıttığı görüşünde. Özellikle son dönemde kabul edilen yeni dış politika doktrini ile Rusya'yı ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit olarak tanımlayan Macaristan, Orta Avrupa'da Rus istihbarat faaliyetlerinin merkezi olma imajından uzaklaşmayı hedefliyor. Daha önce siber saldırılar ve casusluk iddialarıyla gündeme gelen Budapeşte yönetimi, bu adımla birlikte Rusya ile olan ilişkilerinde daha mesafeli bir tutum sergileyeceğinin sinyallerini veriyor.
Siyasi gözlemciler, Başbakan Péter Magyar hükümetinin Rus yönetimiyle olan yakın iş birliğini sonlandırma vaadini yerine getirme çabası içinde olduğunu belirtiyor. Macaristan'ın bu kararı, bölgedeki jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde, Avrupa Birliği ve NATO üyesi bir ülkenin Rusya'ya karşı aldığı en somut diplomatik önlemlerden biri olarak öne çıkıyor.