Askeri yönetimin kontrolündeki Gine-Bissau'da, sivil yönetime geçiş süreci kapsamında hazırlanan yeni anayasa değişikliği pazar günü halk oylamasına sunuluyor. Geçtiğimiz Kasım ayında gerçekleşen askeri darbenin ardından oluşturulan geçiş dönemi organları tarafından hazırlanan taslak, cumhurbaşkanlığı makamına geniş yetkiler tanınmasını öngörüyor.
Muhalefetten boykot çağrısı
Ülkedeki siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları, referandum sürecinin şeffaf olmadığını ve temel özgürlüklerin askıya alındığını belirterek boykot kararı aldı. Gine İnsan Hakları Birliği Başkanı Bubacar Turé, referandum kampanyasının yalnızca "evet" cephesi tarafından yürütüldüğünü ve muhalif seslerin bastırıldığını ifade etti. Turé, yeni anayasanın cumhurbaşkanını Bakanlar Kurulu'nun mutlak başkanı haline getirdiğini ve parlamentonun denetim yetkisini zayıflattığını vurguladı.
Yönetim değişikliği savunuyor
Geçiş Konseyi yetkilileri ise mevcut anayasanın ülkede yıllardır süren siyasi istikrarsızlığın temel nedeni olduğunu savunuyor. Yetkililer, yeni düzenlemenin devlet yönetiminde istikrarı sağlayacağını ve askeri komuta ile sivil yönetimin uyum içinde çalışmasına olanak tanıyacağını iddia ediyor. Ancak uzmanlar, anayasa metninin referandum öncesinde zaten resmi gazetede yayımlanmış olmasının sürecin hukuki meşruiyetini tartışmalı hale getirdiğine dikkat çekiyor.
Uluslararası tepkiler ve gelecek beklentisi
Akademisyenler ve siyasi yorumcular, ülkenin içinde bulunduğu siyasi atmosferin demokratik bir reform için uygun olmadığını belirtiyor. Özellikle Avrupa Birliği ve uluslararası kuruluşların, yaşanan insan hakları ihlalleri karşısında daha somut yaptırımlar uygulaması gerektiği çağrıları yapılıyor. Darbe sonrası birçok bölgesel kuruluş tarafından üyeliği askıya alınan Gine-Bissau'da, referandumun ardından 6 Aralık tarihinde genel seçimlerin yapılması hedefleniyor. Uzmanlar, halkın büyük bir kısmının referandumun içeriği hakkında yeterince bilgilendirilmediğini ve katılımın düşük olabileceğini öngörüyor.