İsrail basınında yer alan analizler, Başbakan Binyamin Netanyahu ile ordu yönetimi arasındaki gerilimin tırmandığını ortaya koyuyor. Maariv gazetesinin askeri yorumcusu Alon Ben David tarafından paylaşılan bilgilere göre, İsrail ordusunun üst düzey komuta kademesi, mevcut çatışma alanlarına yenilerinin eklenmesine karşı çıkıyor.
Askeri yetkililerin en büyük kaygılarından biri, Netanyahu'nun seçim sürecini manipüle etmek veya ertelemek için Gazze'de ya da farklı bölgelerde yeni bir askeri operasyon başlatma ihtimali. Ordu içindeki üst düzey isimler, siyasi ikbal uğruna gereksiz bir savaşa girilmesine izin vermeyeceklerini vurguluyor.
Bölgesel politikalar eleştiri odağında
Hükümetin Türkiye ve Suriye'ye yönelik izlediği dış politika da ordu içinde ciddi bir huzursuzluk kaynağı olarak öne çıkıyor. Analizde, İsrail ordusunun yaklaşık bir yıl önce Şam yönetimiyle doğrudan bir güvenlik anlaşması yapılması yönünde tavsiyede bulunduğu, ancak Netanyahu'nun bu öneriyi geri çevirdiği ifade ediliyor. Bu kararın, Türkiye ile olan ilişkilerde kaçınılmaz bir gerilime zemin hazırladığı belirtiliyor.
Ebu el-Duhur havaalanına düzenlenen saldırı gibi hamlelerin, İsrail'i Türkiye ile istenmeyen bir çatışma riskine yaklaştırdığına dikkat çekiliyor. İsrail'in Türkiye ile doğrudan bir iletişim kanalına sahip olmaması ise mevcut riskleri daha da derinleştiriyor.
Lojistik kapasite sınırda
Gazze'ye yönelik saldırıların başından bu yana İsrail ordusunun mühimmat, personel ve lojistik kaynaklarının ciddi oranda yıprandığı belirtiliyor. Gazze, Lübnan ve Suriye cephelerinde aynı anda varlık göstermenin, ülkenin ekonomik ve insani kaynakları üzerinde ağır bir baskı oluşturduğu ifade ediliyor. Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in, orduyu siyasi amaçlı yeni bir savaştan uzak tutma çabasının, kariyerindeki en zorlu sınavlardan biri olduğu değerlendiriliyor.