Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), yargı hizmetlerinin verimliliğini artırmak adına kapsamlı bir çalışma modelini hayata geçirdi. HSK Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu tarafından duyurulan bu yeni yaklaşım, yargıdaki gecikmeleri sadece istatistiksel olarak takip etmek yerine, bu gecikmelere yol açan temel organizasyonel sorunları sistematik bir biçimde ortadan kaldırmayı amaçlıyor.
174 Merkezde Yeni Bürolar
HSK Genel Kurulunun 18 Şubat 2026 tarihli kararı doğrultusunda, Türkiye genelindeki 174 adalet komisyonu merkezinde Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları faaliyete geçti. Bu bürolar; tebligat süreçleri, bilirkişi raporları, keşif işlemleri ve kamu kurumlarından beklenen belgeler gibi yargılamayı yavaşlatan unsurları detaylıca analiz edecek. Sistem, sadece aksaklıkları raporlamakla kalmayıp, ilgili birimlerle koordinasyon kurarak sorunlar çözülene kadar süreci aktif bir şekilde takip edecek.
Yargısal Bağımsızlık Korunuyor
Yeni modelin en dikkat çekici yönlerinden biri, yargısal faaliyetlere yönelik herhangi bir müdahale içermemesi. HSK, bu büroların hâkimlerin ve savcıların yargısal takdirlerine, mahkeme kararlarına veya soruşturma içeriklerine müdahale etmeyeceğini vurguluyor. Çalışmalar, hâkimlik teminatı ve mahkemelerin bağımsızlığı ilkeleri çerçevesinde, tamamen idari ve yapısal işleyişi iyileştirmeye odaklanacak.
Merkez ve Taşra Arasında Güçlü Koordinasyon
Sistemin etkinliğini artırmak için HSK bünyesindeki tetkik hâkimleri, 174 adalet komisyonu merkeziyle eşleştirildi. Bu sayede merkez ile taşra arasında doğrudan bir iletişim kanalı oluşturularak, sahada karşılaşılan sorunların hızlıca merkeze iletilmesi ve başarılı çözüm modellerinin ülke genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Yıl sonunda yapılacak değerlendirmelerle, yerel düzeyde geliştirilen iyi uygulamalar raporlanarak diğer adliyelere örnek teşkil etmesi sağlanacak.
Turan Kuloğlu, bu yeni dönemin temel felsefesini “Her dosyada makul süre, her adliyede etkinlik” sözleriyle özetledi. Vatandaşların makul sürede yargılanma hakkını güçlendirmeyi hedefleyen bu model, yargıdaki gecikmeleri yönetmek yerine, gecikmeyi doğuran mekanizmaları kalıcı olarak tasfiye etmeyi amaçlıyor.