Sivas sınırları içerisinde yer alan ve her mevsim farklı bir görünüme kavuşan Ağgöl, Karagöl ile Canova Gölü, doğal güzellikleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Sivas-Erzincan kara yolu güzergahında, Canova köyü yakınlarında yan yana sıralanan bu üç göl, özellikle doğa fotoğrafçıları ve huzurlu bir ortam arayanlar için önemli bir durak noktası oluşturuyor.
Yapılan incelemeler, bölgedeki göllerin tektonik bir hat üzerinde konumlandığını ortaya koyuyor. Yüzyıllar boyunca yer altı sularının, yüzeyin altındaki kolay çözünebilen jips tabakalarını eritmesiyle oluşan boşluklar, üstteki toprak katmanının çökmesine neden olmuştur. Bu süreç sonucunda meydana gelen obruk şeklindeki derin çukurlar, zamanla yağışlar ve taban sularıyla dolarak bugünkü doğal görünümlerine kavuşmuştur.
Bölgedeki göller serisinin en derin noktası olan Karagöl yaklaşık 70 metre derinliğe ulaşırken, Kızılçan ismiyle de bilinen Canova Gölü yaklaşık 50 metrelik bir derinliğe sahiptir. Bu göller, sahip oldukları zengin mineraller ve derinlik yapıları sayesinde mevsimsel geçişlerde yeşilden turkuaza dönen renkleriyle ziyaretçilerine görsel bir şölen sunmaktadır. Özellikle yoğun yağış alan dönemlerde su seviyeleri yükselen bu karstik yapılar, kentin saklı cennetleri olarak tanımlanıyor.
Bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar, göl çevresinde yürüyüş yaparak temiz havanın tadını çıkarıyor ve eşsiz manzarayı fotoğraflıyor. Ziyaretçilerden Kadir Aluç, bölgeyi merak ettiklerini ve gördüklerinden büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek, şehir dışından gelen misafirlerini de mutlaka bu doğal güzellikleri görmeye getirdiklerini belirtiyor. Bursa'dan gelen Hüseyin Aluç ise göllerin doğasının çok etkileyici olduğunu ve Sivas'ın bu tür doğal zenginliklerinin oldukça özel olduğunu vurguluyor.
Sessizliği dinlemek ve doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için ideal bir ortam sunan bu göller, her geçen gün daha fazla turisti ağırlayarak bölge turizmine katkı sağlıyor.