Fransa'nın başkenti Paris, son yıllarda geçirdiği dönüşümle dünyanın önde gelen bisiklet merkezlerinden biri haline geldi. Şehrin tarihi dokusunu ve ikonik anıtlarını keşfetmek isteyen turistler, geleneksel ulaşım yöntemleri olan otobüs veya yürüyüş yerine artık bisikletli turları tercih ediyor. Turizm Ofisi verilerine göre, geçtiğimiz haziran ayında yaklaşık 3,8 milyon turisti ağırlayan kentte, ziyaretçi sayısındaki artış bisiklet kullanımına olan talebi de beraberinde getirdi.
Bisikletli rehberli turların sorumlusu Michaël Tosello, Covid-19 salgını sonrasında bisiklet kullanımında büyük bir patlama yaşandığını belirtiyor. Şehri keşfetmenin en popüler yollarından biri haline gelen bu yöntem, turistlere daha fazla noktayı kısa sürede görme imkanı tanıyor. Rehber Jean-Baptiste Blondiaux, bisiklet sayesinde on dakikada iki farklı anıtın ziyaret edilebildiğini, bu durumun yürüyerek mümkün olmadığını ifade ediyor. Ayrıca bisikletli turlar, turistlere duraklar arasında şehrin günlük yaşamını ve mimari detaylarını daha yakından gözlemleme fırsatı sunuyor.
Paris'in sunduğu bu imkanlardan yararlananlar arasında, kısıtlı zamanlarını en verimli şekilde değerlendirmek isteyen aileler de yer alıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nden gelen Buss ailesi, üç saatlik rehberli bir bisiklet turunun şehri keşfetmek için ideal olduğunu belirtiyor. Aile üyeleri, açık havada yapılan bu turların hem kültürel hem de tarihsel bilgileri sindirmek için harika bir deneyim olduğunu vurguluyor.
Şehirdeki bisiklet altyapısı da bu yoğun talebi karşılamak üzere sürekli geliştiriliyor. Günümüzde 1.000 kilometreyi aşan bisiklet yolları, Paris'i Londra, Mont-Saint-Michel ve İspanya gibi uzak noktalara bağlayan rotalara da erişim sağlıyor. Paris Belediyesi, sürdürülebilir ulaşımı teşvik etmek amacıyla uzun vadeli planlarını sürdürüyor. Bu kapsamda, şehirdeki bisiklet altyapısının toplamda 1.500 kilometreye ulaştırılması hedefleniyor. Yeni bisiklet yolları ve artan şirket sayısı, Paris'in sadece yerel halk için değil, dünya genelinden gelen gezginler için de daha erişilebilir ve çevreci bir turizm destinasyonu olmasını sağlıyor.