Washington Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, yapay zeka modellerinin hikaye anlatımındaki cinsiyet önyargılarını gözler önüne serdi. İnsanlığın kültürel mirası olan masallar ve mitolojik anlatılar, yapay zeka tarafından yeniden kurgulandığında şaşırtıcı bir tablo ortaya çıkıyor. Araştırma kapsamında yapay zekadan üretilmesi istenen yaklaşık 24 bin hikaye incelendiğinde, kadın karakterlerin oranının sadece yüzde 2 seviyesinde kaldığı tespit edildi.
Çalışma, erkek karakterlerin hikayelerde yüzde 41 oranında yer aldığını, geri kalan metinlerde ise cinsiyetin belirsiz bırakıldığını gösteriyor. Uzmanlar, yapay zeka geliştiricilerinin sistemleri önyargılardan arındırmak amacıyla cinsiyetsiz bir dil kullanmaya yönlendirdiğini, ancak bu durumun kadın kimliklerinin anlatılardan silinmesine yol açtığını ifade ediyor. Söz konusu tarafsızlık yaklaşımı, evrensel bir anlatı oluşturmak yerine kadın karakterlerin görünmezleşmesine neden oluyor.
Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise yapay zekanın içerik üretimindeki nitelik sorunlarıdır. Modellerin özgün hikayeler üretmek yerine, sürekli olarak birbirini tekrar eden klişelere başvurduğu gözlemlendi. Özellikle hayvan karakterlerin kullanıldığı masallarda, bilge baykuş gibi basmakalıp figürlerin sürekli yinelenmesi, yapay zekanın yaratıcılık sınırlarını sorgulatıyor. Eğitimden yazılıma kadar pek çok alanda kullanılan bu sistemlerin, toplumsal değerleri ve anlatı kültürünü nasıl dönüştürdüğü konusu, gelecekte daha fazla önem kazanacak bir tartışma alanı olarak öne çıkıyor.