Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan yeni jeoekonomik eksen, savunma sanayii iş birliğinin yanı sıra devasa bir ekonomik potansiyeli de beraberinde getiriyor. Yaklaşık 350 milyonluk toplam nüfusa ve 2.5 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğe sahip olan bu üç ülke, üretim, sermaye ve enerji kaynaklarını birleştirerek bölgesel bir güç merkezi oluşturmayı hedefliyor.
Ticari Hedefler ve Yatırımlar
Üç ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin merkezinde Türkiye ve Suudi Arabistan hattı yer alıyor. 2025 yılı sonu itibarıyla 8.6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen ticaret hacminin, kısa vadede 10 milyar dolara, uzun vadede ise 30 milyar dolara çıkarılması planlanıyor. Suudi Arabistan'ın Türkiye'deki doğrudan yatırımları 2 milyar dolar seviyesine ulaşırken, Türk müteahhitlik şirketleri bölgede 32.5 milyar dolar değerinde 434 projeye imza attı.
Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkilerde ise ticaret hacmi 1.3 milyar dolar civarında seyretse de, Türkiye'nin bu ülkedeki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. İki ülke, bu ticaret hacmini 5 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor. Türk firmaları Pakistan'da bugüne kadar toplam değeri 3.5 milyar doları bulan 74 projeyi başarıyla tamamladı.
Enerji ve Üretim Gücü
Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki ekonomik bağlar da son yıllarda belirgin bir büyüme gösterdi. 2025 yılı verilerine göre iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi yaklaşık 17.9 milyar dolara ulaştı. Bu üçlü yapı; Türkiye'nin üretim ve savunma teknolojileri kapasitesini, Suudi Arabistan'ın enerji ve sermaye gücünü, Pakistan'ın ise tarım, tekstil ve stratejik coğrafi konumunu bir araya getiriyor. Savunma alanındaki iş birliği anlaşmalarıyla pekişen bu süreç, tarafların güvenlik politikalarını ortak bir zeminde buluştururken, ekonomik entegrasyonu da hızlandırıyor. Uzmanlar, 2026 yılının bu stratejik ortaklık için kritik bir eşik olacağını öngörüyor.