Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Bir işçinin açtığı dava üzerinden verilen kararda, satış hedeflerine bağlı olarak değişkenlik gösteren primlerin, kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken giydirilmiş ücret kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Primler tazminat hesabına dahil edilecek
Dava sürecinde, işçinin satış primlerinin devamlılık arz etmediği gerekçesiyle tazminat hesabına dahil edilmemesi üzerine konu Yargıtay'a taşındı. Yüksek Mahkeme, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesine atıfta bulunarak, asıl ücretin yanı sıra para ile ölçülebilen tüm menfaatlerin tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini hatırlattı. Kararda, primlerin miktarının değişkenlik göstermesinin veya belirli hedeflere bağlı olmasının, bu ödemelerin tazminat dışında bırakılması için yeterli bir gerekçe olmadığı belirtildi.
Yargıtay, kıdem tazminatı hesaplanırken çalışanın son bir yıl içinde aldığı primlerin aylık ortalamasının bulunarak temel ücrete eklenmesi gerektiğine hükmetti. Bu düzenleme ile birlikte, satış odaklı çalışanların tazminat haklarının daha kapsamlı korunması hedefleniyor.
Yan haklar da tazminat kapsamına giriyor
Yargıtay'ın kararında sadece satış primleri değil, işçiye sağlanan diğer yan haklar da detaylandırıldı. Buna göre; yemek, yol, yakacak ve giyecek yardımları ile kira ve aydınlatma gibi ödemeler tazminat hesabına dahil edilecek. Ayrıca, işveren tarafından karşılanan özel sağlık sigortası veya hayat sigortası primleri de "para ile ölçülebilen menfaat" kapsamında değerlendirilerek tazminat tutarının belirlenmesinde dikkate alınacak.
Dava konusu olayda, işçinin 19,5 saatlik fazla çalışma ücretinin ödenmediği ve bu durumun iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi için yeterli olduğu da mahkeme tarafından onaylandı. Bölge Adliye Mahkemesi'nin primleri tazminat dışında tutan önceki kararı, Yargıtay tarafından hatalı bulunarak bozuldu. Bu karar, işçilik alacakları konusunda çalışanlar lehine önemli bir emsal teşkil ediyor.