Küresel LNG Ticaretinde Lojistik Kriz
Hürmüz Boğazı'nda meydana gelen geçiş kısıtlamaları, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasasında son yılların en ağır maliyet ve lojistik baskılarını oluşturdu. Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu (GECF) tarafından yayımlanan Temmuz 2026 raporu, savaş risklerinin artması ve gemilerin alternatif rotalara kaymasıyla navlun, yakıt ve sigorta giderlerinin 2022 enerji krizinden bu yana en yüksek seviyelere ulaştığını ortaya koydu.
Sevkiyatlar Durma Noktasına Geldi
Orta Doğu'daki çatışmaların Şubat sonunda şiddetlenmesiyle birlikte, özellikle Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri kaynaklı sevkiyatlar büyük darbe aldı. Mart ile haziran ayları arasında Katar'dan planlanan 300'den fazla, BAE'den ise yaklaşık 20 kargonun alıcısına ulaşamadığı bildirildi. Bu süreçte 160 civarında LNG tankeri Körfez bölgesinde veya Umman Körfezi açıklarında beklemek zorunda kalarak piyasadaki gemi arzını kısıtladı.
Rota Değişiklikleri ve Artan Giderler
Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı'ndaki risklerin Hürmüz Boğazı'ndaki sorunlarla birleşmesi, gemileri Ümit Burnu güzergâhına yönlendirdi. Bu durum, Asya ve Atlantik arasındaki yolculuk sürelerini 15 ile 20 gün arasında artırdı. Kapasite sıkışıklığı nedeniyle TFDE tipi gemilerin günlük kira bedelleri mart başında 235 bin dolara kadar tırmandı. Haziran ayı verilerine göre kira bedelleri, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 243 artışla 60 bin 700 dolar olarak kaydedildi.
Sigorta ve Yakıt Maliyetlerindeki Sıçrama
Savaş riski, sigorta primlerini dramatik şekilde yükseltti. Daha önce gemi değerinin yüzde 0,25'i olan ek primler, Hürmüz geçişlerinde yüzde 10'a kadar çıktı. Bu durum, 250 milyon dolar değerindeki bir tanker için tek seferlik sigorta maliyetini 25 milyon dolara taşıdı. Yakıt fiyatları da mart ayında ton başına 800 doları aşarak rekor kırdı.
Teslimat Fiyatlarına Yansımalar
Artan giderler nihai fiyatlara doğrudan yansıdı. Kuzeydoğu Asya rotasında taşıma maliyetleri 1,8 dolardan 3,6 dolara çıkarken, Panama Kanalı üzerinden yapılan taşımalarda navlunun toplam fiyattaki payı yüzde 25'e yükseldi. GECF, 2030'a kadar devreye girecek 250 milyon ton/yıl yeni kapasitenin, özellikle Kanada, Meksika ve Afrika'daki projelerle alternatif güzergâhlar oluşturabileceğini öngörüyor.