Dijital platformlarda çocukların yer aldığı içeriklerin yaygınlaşması, ebeveynlerin bu durumu bir gelir kapısı veya eğlence aracı olarak görmesiyle yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş, çocukların sosyal medyada birer "içerik malzemesi" haline getirilmesinin, onların psikolojik gelişimleri üzerinde kalıcı izler bırakabileceğine dikkat çekiyor.
Ateş'e göre, bir çocuğun sosyal medyadaki varlığının istismar sınırına girip girmediğini belirleyen üç temel kriter bulunuyor. İlk olarak, çocuğun rızasının gerçek bir istek mi yoksa ebeveynini mutlu etme çabası mı olduğu sorgulanmalıdır. İkinci olarak, çocuk "hayır" dediğinde sürecin sonlanıp sonlanmadığı, yani çocuğun bir çıkış hakkının olup olmadığı önem taşıyor. Son olarak, üretilen içeriklerin çocuğun gelişimine mi yoksa ebeveynin maddi çıkarlarına mı hizmet ettiği kritik bir ayrım noktası oluşturuyor.
Özellikle "kusursuz çocuk" imajı yaratma çabası, çocukların hata yapma toleransını yok ediyor. Videolarda hataların kesilerek çıkarılması, çocuğun mükemmel olmadığı takdirde değersiz olduğu inancını geliştirmesine neden olabiliyor. Bu durum, ilerleyen yaşlarda mükemmeliyetçilik gibi yorucu bir yükün altına girmelerine ve "başkalarına iyi geldiğim sürece değerliyim" gibi sağlıksız çekirdek inançlar edinmelerine yol açabiliyor.
Mahremiyetin korunması da bir diğer önemli başlık. Yatak odası gibi özel alanların milyonlarca kişiye açılması, çocuğun sınır algısını zedeliyor. Ateş, bu durumun çocukta aidiyet duygusunu zayıflattığını ve kendisine ait olanın başkaları tarafından tüketilmesini normalleştiren bir algı yarattığını belirtiyor. Ayrıca, fenomen çocukları izleyen diğer çocuklarda da "görünmüyorsam değersizim" düşüncesinin tetiklenebileceği uyarısında bulunuyor.
Uzmanlar, ebeveynlerin bu süreci yönetirken çekim alanlarını ortak yaşam alanlarıyla sınırlamalarını, çocuğun "hayır" deme hakkına saygı duymalarını ve elde edilen gelirlerin çocuğun geleceğine yatırım olarak değerlendirilmesini öneriyor. Aksi takdirde, ebeveyn ve çocuk arasındaki koşulsuz güven bağının ciddi şekilde zarar görebileceği ifade ediliyor.