Suudi Arabistan'daki cezaevlerinde tutulan Etiyopyalı mahkumlar, idam edilmeyi bekledikleri hücrelerinden dış dünyaya seslerini duyurmaya çalışıyor. Ülkelerindeki savaş ve yoksulluktan kaçarak daha iyi bir yaşam umuduyla yola çıkan bu kişiler, kendilerini uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla karşı karşıya kaldıkları bir hukuk mücadelesinin içinde buldu. BBC'ye ulaşan mahkumlar, yaşadıkları süreci ve cezaevi koşullarını anlattı.
Adil Yargılanma İddiaları
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar, söz konusu davalarda usul kurallarına nadiren uyulduğunu belirtiyor. Mahkumlar, kendilerine avukat atanmadığını, mahkeme evraklarına erişimlerinin engellendiğini ve içeriğini anlamadıkları Arapça belgeleri imzalamaya zorlandıklarını ifade ediyor. Birçok mahkum, mahkemeye çıktıklarında savunma yapmalarına izin verilmeden doğrudan idam cezası aldıklarını belirtiyor.
Artan İdam Sayıları
Uluslararası Af Örgütü verilerine göre, Suudi Arabistan'da idam edilen Etiyopyalıların sayısı son yıllarda ciddi bir artış gösterdi. 2025 yılı itibarıyla bu sayı 35'e ulaşmış durumda. Uzmanlar, bu artışın Suudi Arabistan'ın uyuşturucu suçlarına yönelik ölüm cezasını daha geniş kapsamda uygulamasıyla bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor. Suudi makamları ise bu cezaların vatandaşları uyuşturucu tehdidinden koruma kararlılığının bir parçası olduğunu savunuyor.
Zorlu Cezaevi Koşulları
İdam sırasını bekleyen mahkumlar, aşırı kalabalık ve sağlıksız koşullarda tutulduklarını aktarıyor. 90 kişilik kapasiteye sahip alanlarda 200 kişinin barındırıldığını belirten mahkumlar, gardiyanların kendileriyle iletişim kurmadığını ve en ufak bir soru sorma girişiminin şiddetle karşılık bulduğunu söylüyor. Etiyopya hükümeti ile Suudi makamları arasında diplomatik temaslar sürse de, mahkumlar somut bir iyileşme görmediklerini ifade ediyor.
Etiyopya Dışişleri Bakanlığı, vatandaşlarının durumuyla ilgili Suudi yetkililerle düzenli temas halinde olduklarını ve çözüm arayışlarının devam ettiğini açıkladı. Ancak idam hücresinde bekleyenler için zaman giderek daralıyor. Mahkumlar, "Sesimiz duyulmuyor, sadece sıramızı bekliyoruz" diyerek yaşadıkları çaresizliği dile getiriyor.