Türkiye dondurulmuş gıda sektörünün önemli oyuncularından biri olan SuperFresh, tarladan sofraya uzanan üretim modelinde sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı çalışmalarına devam ediyor. Perakende kanalında dondurulmuş sebze kategorisinde yüzde 34'lük pazar payına sahip olan şirket, yıllık 150 bin tonluk üretim kapasitesiyle yerli tarımı desteklemeyi sürdürüyor.
Sözleşmeli Tarım ve Uzman Yönetimi
Markanın üretim süreci, Türkiye'nin farklı bölgelerinde ziraat mühendislerinin gözetiminde yürütülen sözleşmeli tarım modeliyle başlıyor. Yaklaşık 300 çiftçi ile yürütülen iş birlikleri sayesinde, ekim planlamasından hasat dönemine kadar tüm aşamalar kontrol altında tutuluyor. Bu model, hem tarımsal verimliliği artırmayı hem de yerli üreticinin emeğini korumayı amaçlıyor.
IQF Teknolojisi ile Tazelik Koruması
Hasat edilen ürünler, ideal olgunluk dönemlerinde toplanarak hızla üretim tesislerine ulaştırılıyor. Burada uygulanan IQF (Hızlı Bireysel Dondurma) teknolojisi, ürünlerin -40 dereceye varan sıcaklıklarda şoklanmasını sağlıyor. Bu yöntem, sebzelerin birbirine yapışmadan tane tane kalmasına olanak tanırken, besin değerlerinin ve lezzetlerinin mevsimindeki gibi korunmasına yardımcı oluyor. Tüketicilere ihtiyaçları kadar ürünü kullanma imkânı sunan bu teknoloji, aynı zamanda evlerdeki gıda israfının önüne geçilmesinde de kritik bir rol oynuyor.
Sürdürülebilir Gelecek Vizyonu
Besler Pazarlama ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Gülizar Doğan, markanın "Döngüsel Bereket" yaklaşımını vurgulayarak, gıda sisteminin geleceği için çalıştıklarını ifade etti. Doğan, tarımsal üretimin değerini korumayı ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmayı önceliklendirdiklerini belirtti. SuperFresh, ileri üretim teknolojileri ve yerel üreticiyle kurduğu uzun vadeli iş birlikleri sayesinde, yılın her döneminde taze ve kaliteli gıdaya erişimi mümkün kılmayı hedefliyor.