İş hukukunda çalışma düzeni ve molalar, İş Kanunu ile yönetmeliklere dayandırılarak şekillenmektedir. Mevzuatta yer almayan boşluklar ise Yargıtay'ın içtihatları ile doldurulur. Çalışanların en temel haklarından biri olan ara dinlenme, özellikle fazla mesai alacaklarının hesaplanmasında kritik bir rol oynar. Mahkemeler, işçinin günlük toplam mesaisinden mola süresini düşerek net çalışma süresini belirler.
Kanuni Sınırlar
4857 sayılı İş Kanunu'nun 68'inci maddesi, molaların asgari sürelerini düzenler. Buna göre dört saati geçmeyen işlerde on beş dakika, dört saat ile yedi buçuk saat arasındaki işlerde yarım saat mola verilir. Yedi buçuk saatin üzerindeki çalışmalarda ise işveren en az bir saat ara dinlenmesi sağlamak zorundadır. Bu süreler asgari olup, işveren dilerinde daha uzun molalar kullandırabilir.
Yargıtay'ın Yeni Yaklaşımı
Kanunda yer alan bu sınırlar, uzun çalışma saatlerinde Yargıtay'ın yorumlarıyla genişletilmektedir. Yargıtay, iş kanunundaki on bir saatlik azami çalışma sınırını temel alarak yeni bir standart getirmiştir. On bir saati aşan işlerde en az bir buçuk saat mola verilmesi gerektiğine hükmeden Yargıtay, on üç saat ve üzeri çalışmalarda bu süreyi iki saate çıkarmıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2026 tarihli bir kararında, on iki saat çalışan bir işçiye bir buçuk saat, on üç ile on dört saat çalışanlara ise iki saat ara dinlenmesi verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Örneğin, sabah sekizden akşam yediye kadar süren on bir saatlik bir işte bir saat molanın yetersiz olduğu, bir buçuk saat olması gerektiği belirtilmiştir. Benzer şekilde, on iki saatlik mesailerde bir buçuk saat, on üç saatlik mesailerde ise tam iki saat mola şarttır.
Kesintisiz Çalışma İddiaları
Davaların bir kısmında işçiler, mola kullanmadan kesintisiz çalıştıklarını iddia edebilir. Ancak Yargıtay, insanın fizyolojik ihtiyaçları ve hayatın olağan akışı gereği gün içinde kesintisiz çalışılmasının mümkün olmadığını kabul etmez. Yemek, çay içme veya dinlenme gibi ihtiyaçların mutlaka karşılandığı varsayılır. Mola sürelerinin kanuni sınırların altında veya üzerinde kullanıldığına dair iddiaların, somut delillerle ispatlanması gerekir.